| Acceleration clause: Alınan bir ev kredisinin aylık ödemesi yapılmadığında, kurumun kredinin bütününü ödenmesi taleb etmesidir.
Adjustable-rate mortgage (ARM): Belli bir indekse bağlı olarak alıcı ile kredi kurumu arasında önceden yapılan anlaşma doğrultusunda faiz oranının değiştirilmesi.
Amortization: Sabit faizli kredi ödemelerinin vadesi sürecinde ana para-faiz olarak ödenmesi.
Amortization schedule: Sabit faizli kredi ödemelerini ana para-faiz-bakiye olarak gösteren tablo.
Annual percentage rate (APR): Kapanış masraflarını da hesaplamalara katarak kredinin maliyetini gösteren oran.
Appraisal: Lisanslı değerleme uzmanı tarafından evin piyasa değerini gösteren rapor.
Appreciation: Piyasa koşullarına bağlı olarak evin değerinin artması.
Assessed value: Belediye yöneticileri tarafından evin vergi hesaplarının yapılabilmesi için saptanan değeri.
Assumable mortgage: Evi satın alan alıcının satıcının kredisini de satışta üstüne alması.
Assumption: Evin üzerindeki kredinin yeni alıcıya devredilmesi.
Binder: Evin satış fiyatı ve şartlarını gösteren ve alıcı ile satıcı arasında yapılan ilk anlaşma.
Cap: Değişken faizli kredilerde (ARM) faizin hangi şartlarda değişeceğini gösteren kurallar.
Cash reserve: Satış işlemi esnasında bankalar tarafından kredinin kapandıktan sonraki ilk birkaç aylık ödemesinin yapılabileceğine dair alıcının göstermesi gereken nakit kaynak.
Clear title: Bir evin tapu araştırması sonucunda üzerinde herhangi bir ipoteğin olmaması.
Closing: Alıcı ve satıcının biraraya gelip satışı söz konusu olan evin tapusunun transferi ve mortgage dökümanlarının alıcı tarafından kapanışı geröekleştiren acentanın önünde imzalanışı.
Closing costs: Evin satış fiyatı üzerinden yapılan hesaplamalara göre ortaya çıkan satış masrafları.
Commitment letter: Banka tarafından kredinin hangi şartlarla verileceğini taahhüt eden resmi mektup.
Condominium: Çok üniteli bir apartmanda belli bir dairenin bir kişiye, bütün ev sahipleri tarafından kullanılan sahalarında ortakların bütününe ait olduğu gösteren sahiplilik şekli.
Contingency: Bir kontratın bağlayıcı hale gelmesi için yerine getirilmesi gereken koşulların tümü.
Conventional mortgage: Federal hükümet tarafından hiçbir şekilde garanti altına alınmayan kredi türü.
Convertible mortgage: Değişken faizli bir kredinin belirlenmiş kurallar dahilinde sabit faizli hale dönmesi.
Cooperative: Bir şirketin sahip olduğu çok üniteli bir binada, kişilere belli bir ünitenin kullanım hakkını ve şirket hisselerinden birini alıcıya veren sahiplilik türü.
Credit report: Bir kişinin kredi geçmişini gösteren ve kredi büroları tarafından finansal kurumların kişilerin risk seyivelerini tespit etmeleri için verilen rapor.
Credit score: İstatiksel olarak hazırlanmış ve kişinin aldığı bir krediyi ödeme yetkinliğini tahmin eden metotdur. Kredi piyasasında bilinen en yaygın kredi skoru belirleme metodu Fair, Isaacs and Company isimli bir şirket tarafından yapıldığından, FİCO skoru diye anılır.
Deed: Belli bir gayrimenkulun sahipliliğini gösteren kanuni döküman.
Default: Kredi ödemelerinin zamanında yapılmaması ve alıcının imzaladığı senetlerde belirtilen yaptırımlara maruz kalması.
Delinquency: Aylık ödemesi zamanında yapılmamış ancak ki yaptırım aşamasına gelmemiş hali.
Deposit: Evin satış anlaşması ile yatırılan ilk avans miktarı.
Depriciation: Ev değerlerinin aşağı düşmesi.
Discount points: Finansal kurumların sattıkları kredinin getirisini arttırmak için alıcıya faturaladıkları ve genelde alınan kredinin belirli bir yüzdesi ile anılan puan.
Down payment: Ev alım satımlarında alıcı tarafından nakit olarak yapılan ve finanse edilmeyen ödeme.
Due-on-sale clause: Banka tarafından kredi anlaşmalarına koyulan ve evin satışı durumunda borcun tamamının ödenmesinin gerektiğini içeren madde.
Earnest money: Aynı zamanda depositde denen ve alıcının ilk teklifi esnasında ciddiyetini ortaya koyan avans ödemesi.
Easement: Bir eve giden yolun bir başka ev sahibinin arsasından geçmesi durumu.
Equal Credit Opportunity Act (ECOA): Finansal kurumların kredi onaylarını verirken kişilerin renk, ırk, din, milliyet, cinsiyet, yaş ve evlilik durumlarından dolayı ayrımcılık yapmalarını yasaklayan federal kanun.
Equity: Evin borcu ile piyasa değeri arasındaki farka evin varlığı denir. Nakite dönüştürülebilecek bir değerdir.
Equity loan: Evin varlığı üzerinden alınan kredi.
Escrow: Kapanış işlamlerini yapacak olan tarafsız bir üçüncü sahış veya kuruluşun banka dökümanlarını ve avans ödemelerini tutması. Aynı zamanda finansal kurumun ev sahibi için avans vergi ve sigorta ödemelerini sakladıkları hesap.
Fair Credit Reporting Act: Tüketici kredi raporlarının gizliliğini hükmeden tüketici kanunu. Bu kanun aynı zamanda kredi raporlarındaki yanlışlıkların düzeltilmelerini düzenler.
Fannie Mae and Freddie Mac: ABD kongresi tarafından yetkilendirilmiş ve ev kredisi veren her türlü finansal kuruma fon sağlamak için çalışan kurumlardır. Bu iki kurum da mortgage dosyalarını finansal kurumlardan satın alır ve garanti getirili bonolar halinde yatırımcılara satar. Hangi dosyaların alınacağına dair kriterleri yaparlar ve mortgage onaylamalarında kriterleri çok önemli rol oynar.
FHA mortgage: Aynı zamanda devlet ev kredisi de denilen ve (Devlet Emlak Dairesi (Federal Housing Administration) diye tercüme edebileceğimiz kurum.
FICO score: Bakınız credit score.
First mortgage: Evin üzerinde herhangi bir ödememe durumda ilk söz hakkına sahip olan ipotekli kredi.
Fixed-rate mortgage: Vadesi boyunca faizi sabit kalacak ev kredisi.
Flood insurance: Poliçe sahibini sel felaketlerinde fiziksel zarara karşı koruyan sigorta.
Forbearance: Kredi ödememelerinden doğacak olan icra takiplerinde finansal kurumun borçluya kalan borcunu ödeme fırsatını tanıması.
Foreclosure: Hakkın düşmesi, cebri icra denilen ve kredi ödememelerinin yapılmadığı durumlarda kredi kuruluşlarının evi satma girişimleri.
Hazard insurance: Evi yangın, fırtına, fiziksel saldırı ve diğer tehlike durumlarda meydana gelebilecek fiziksel zarara karşı koruyan poliçe.
Homeowners insurance: Ev sahiplerini kişisel sorumluluk sigorta kapsamı ve fiziksel zarara karşı koruyan kombine sigorta poliçesi.
HUD-1: Bakınız settlement sheet.
Interest: Borç para karşılığında ödenemesi gereken para.
Interest rate cap: Değişken faizli kredilerde, değişim zamanı faiz oranının üst ve alt limitleri.
Joint tenancy: Ortak satın alınan gayrimenkulun üzerindeki eşit kullanımı ve hakları belirleyen form.
Late charge: Ödenme tarihi geçen kredi ödemelerinde borçluya kesilen ceza.
Lease-purchase mortgage: Orta ve düşük gelir grubuna ait alıcıların kar gözetmeyen kuruluşlardan satın alma vaadi ile yaptıkları gayrimenkul kiralamasında kullanılacak olan kredi. Yapılan her ödemede alındığı farzedilen kredinin PITI, yani ana para, faiz, vergi, sigorta ve avans için birikecek miktarın tümü bulunur.
Lien: Bir evin satışında önceden verilen borcun ödenmesi gerektiğine dair kanuni hak.
Lifetime cap: Değişken faizli kredilerde, değişim zamanı faiz oranının üst ve alt limitleri.
Loan commitment: Bakınız commitment letter.
Loan servicing: Mortgage ödemelerinin finansal kurum tarafından tahsilatı, sigorta vergi tahsilatlarının yapılıp sigorta firmalarına ve bağlı bulunulan mahalli idareye iletilmesi.
Loan-to-value percentage: Bir evin borcunun piyasada değerini oranı. Satın almalarda, alınacak kredinin satıi fiyatına oranı.
Lock-in: Kredi başvurusundan sonra alıcıya sabitlenen faiz oranının belli bir süre için geçerli olduğunu taahhüt eden yazılı anlaşma. Bu anlaşma puan ödemelerini de gösterir.
Mortgage: Finansal kurumun adresi belli bir gayrimenkul için verdiği borç karşısında haklarını belirleyen kanuni döküman.
Mortgage banker: Verdiği mortgage dosyasını ikincil piyasada satma insiyatifine sahip finansal kurum.
Mortgage broker: Finansal kurumlar ile alıcılar arasında belli bir miktar komisyon karşılığında mortgage işlemlerine aracılık yapan kişi veya kuruluş.
Mortgage insurance: Bakınız private mortgage insurance.
Mortgage insurance premium: FHA veya özel bir sigorta kurumuna ev kredilerinin ödenmeme durumunda krediyi koruyan poliçe için ödenen bedel.
Mortgage margin: Değişken faizli kredilerde sabit indeksin üzerine finansal kurumun eklediği ve değişmeyen kar marjı.
Mortgage note: Alınan kredinin ne şartlarda ve hangi vade ile geri ödeneceğini belirten borç senedi.
Mortgage interest rate: Alınan kredinin faiz oranı.
Mortgagee: Krediyi veren finansal kurum.
Mortgagor: Krediyi alan borçlu.
Negative amortization: Bazı mortgage programlarının borçluya verilen faiz oranından az bir ödeme yapmaları imkanını tanıması ve dolayısı ile ödenmeyen faiz miktarının ana paraya eklenmesi ile borç miktarının aylık olarak artması.
Notice of default: Ödeme gecikmesi durumunda borçluya yapılan tebligat.
Origination fee: Kredinin onaylanma işlemleri için finansal kurumun talep ettiği ödeme miktarı. Puan olarak isimlendirilir ve kredi miktarının belli bir oranı üzerinden belirlenir.
Owner financing: Bir satış işleminde satıcının finansmanın tümü veya belli bir kısmını karşılaması.
PITI: Bir mortgage ödemesini oluşturan elemanlardır. Ana para-faiz-vergi-ev sigortası primi.
Points: Krediyi veren kuruluşun kar amaçlı olarak alıcıya faturaladığı puan ödemesi. Bir puan denildiğinde kredi miktarının %1’i anlaşılmalıdır.
Prepaids: Kapanışta alıcı tarafından ödenmesi gereken avans vergi, sigorta ve kapanış ayında gerçekleşecek olan faiz miktarı.
Prepayment penalty: Zamanından önce ödemesi yapılan kredi için bankanın borçluya faturaladığı ceza.
Prequalification: Resmen bir krediye başvurmadan önce mortgage danışmanın yapacağı mülakat ile kişinin ne kadar bir krediyi alabileceğine dair yapacağı öngörü.
Principal: Alınan kredi miktarı veya kredi yekünü. Aylık ödemeler sonucu azalan borç miktarı.
Private mortgage insurance: Devlet birimleri haricinde özel bankalar tarafından verilen kredilerde, ön ödeme miktarının alış fiyatı üzerinden %20 ve yukarısında kaldığı durumlarda borçludan satın alınması talep edilen ve krediyi koruyan sigorta poliçesi.
Purchase agreement: Bir gayrimenkulün hangi şartlarla satılacağını gösteren, alıcı ve satıcı arasında imzalanan yazılı anlaşma.
Qualifiying ratios: Finansal kurumlar tarafından borçlunun gelirini göz önünde tutmak yolu ile ne kadarlık bir kredi alacağının tespitinde kullanılan oranlar.
Radon: Evlerin bodrum katlarında oluşan ve toprak altındaki kayalardan kaynaklanan görünmeyen, kokusuz ve insan sağlığına zararlı bir çesşit gaz.
Rate-lock: Bakınız lock-in.
Real estate sales professional: Bir evin pazarlanmasında, pazarlık aşamasında ve işlemlerinin yapılmasında evin sahibini ve alıcıyı temsil eden lisanslı acenta.
Real estate Settlememt Procedure Act: Finansal kurumların kapanış masraflarını önceden borçluya bildirmelerini zorunlu tutan tüketici kanunu.
Refinancing: Bir gayrimenkulün üzerindeki borcun başka bir finansman kullanılmak sureti ile ödenmesi.
Rent with option to buy: Bakınız lease-purchase mortgage loan.
Second mortgage: Bir evin üzerinde ikincil pozisyonda kalan ipotek ile verilen kredi.
Secondary mortgage market: Mortgage dosyalarının ticaretinin yapıldığı ikicil piyasa denilen borsa.
Settlement: Bakınız closing.
Settlement sheet: Kapanışta alıcıya kapanışı gerçekleştiren acenta tarafından hazırlanıp verilen ve alıcı ile satıcının kapanış masraflarını listeleyen form. Aynı zamanda HUD-1 olarak isinlendirilir.
Survey: Bir gayrimenkulun sınırlarını gösteren, komşuları ile ortak kullanım alanlarını işaretleyen plan veya kroki.
Title: Bir kişinin gayrimenkul üzerinde olan sahipliliğini veya haklarını gösteren döküman.
Title company: Gayrimenkul sahipliliğini araştıran ve bu konuda sigorta satabilen firma.
Title insurance: Bir gayrimenkul üzerinde hak iddia edenlerden dolayı sahibini ve bina için kredi veren kurumu koruyan sigorta poliçesi.
Title search: Bir binanın üzerinde ne tür ipoteklerin olduğunun kamu kayıtlarında araştırlması işlemi.
Transfer tax: Ev sahipliliğinin bir kişiden başkasına geçmesi durumlarında eyalete ödenmesi gereken vergi.
Underwriting: Kredi başvurusu yapan kişinin oluşturduğu risk derecelendirmesini yapan banka veya finansal kurum departmanı. |